05 04 2010

ÜMİTLİ OLMAK ŞİFADIR .. HEKİMOĞLU İSMAİL

                    İnsan acizdir. Bir felaket mallarını alır götürür, bir hastalık onu yatağa salar, bir iftira hayatını berbat eder... Dertler çok... Milyonlarca bela dolaşıyor... Amma hepsi 'ın emrinde... Onlar bir bakıma melektir. o dertlere diyor ki: "Şu kuluma git. Cenneti istiyor bu kulum benden. Sen, git ki, o adamın günahları azalsın, sevapları artsın." Dert gidip, saplanıyor o adama! Adam başlıyor oflamaya... Derdi vereni bilmiyor adam. Derdi vereni bildinse sefa ender sefadır bil... Bediüzzaman buyurmuş ki: "Nefis daima ıztıraplar, kalâklar (can sıkıntısı, gönül darlığı) içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaşmıyor. Hükm-ü kadere razı olmuyor Hâlbuki şemsin tulû ve gurubu (güneşin doğuşu ve batışı) muayyen ve mukadder olduğu gibi, insanın da bu dünyada tulû ve gurubu ve sair mukadderat, kalem-i kaderle cephesinde yazılıdır. İsterse başını taşa vursun ki, o yazıları silsin, fakat başı kırılır, yazılara bir şey olmaz ha!.." (Risale-i nur, Mesnevi-i Nuriye) Her halin 'tan geldiğini bilen insanı, hangi mesele isyana götürür? 'ın her verdiğine razı olan, huzursuz olur mu? "Benim için , bu hali uygun bulmuş, elhamdülillah!" diyen insan, rahat eder kurtulur. Merkez Efendi buyurmuş ki: "Her şey merkez-i mahsusundadır!" Yani her şey kendi hususi, olması gereken yerindedir. Öyleyse başımıza gelen her şey, Sevk-i İlahi'nin tayin etmesiyledir. Bu tayin, bizim için en güzel olanıdır. Başımıza gelene razı olmak kadar insanı rahat ettiren bir şey yoktur. Ümitsiz olursak ne olur? Ümitsiz olursak biteriz. Aşırı bir kedere düşeriz. Her insanın "yorum" hakkı vardır. Yorumlarımızı karamsar da yap... Devamı